+90 0312 418 28 20 info@guchukuk.com

4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde fazla çalışma diğer adıyla fazla mesai haftalık 45 saati geçen çalışmadır. Bu konu İş Kanunu 41. madde de  düzenlenmiştir.

İşçilerin fazla çalışma ücreti hesaplanırken günlük değil haftalık süre baz alınır. Fazla mesai alacağı olan işçi ücret alacağının muaccel olması ve fazla mesai alacağının ödememesi halinde ücreti talep edebilir. Bazı işyerlerinde fazla çalışma ücretinin karşılığı olarak serbest zaman uygulaması veya denkleştirme yapılabilir bu durum kanuna uygundur. Ancak işyerinde böyle bir uygulama yoksa işçiye fazla çalışma ücretinin ödemesi zorunludur.

İşçinin haftalık 45 saatten fazla çalışması ve ücret ödenme tarihlerinde hak ettiği bu fazla çalışma ücretinin ödenmemesi durumunda işçi; İş Kanunu madde 24 kapsamında iş sözleşmesinin haklı nedenle derhal fesih hakkını kullanabilir. Çünkü İş Kanunu madde 24 ücret alacağını geniş kapsamlı tutmuştur ve fazla mesai ücretinin ödenmemesini de haklı nedenle derhal fesih hallerinden saymıştır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2007/511, K:2007/8588, T:27/03/2007 sayılı kararında: “….Fesih yazısında, ikramiye ve ücretlerin ödenmemesinden söz edilmiş, bu durum ve işverenin diğer hukuka aykırı uygulamaları sebebiyle iş sözleşmesinin anılan yasanın 24/11. Maddesine göre feshedildiği açıklanmıştır. Bu davada fazla çalışına ücreti isteğinde de bulunulmuş ve mahkemece isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Fazla çalışma ücreti, geniş anlamda ücret içinde değerlendirilmelidir. Böyle olunca fazla çalışına ücretinin ödenmemesi de 4857 sayılı İş Kanununun 24/11 e bendi uyarınca isçiye haklı fesih imkanı vermektedir. Davacının anılan fesih yazısındaki açıklamaları fazla çalışmayı da içermektedir. Buna göre davacının iş sözleşmesini haklı olarak feshettiği sonucuna varılmalıdır. Kıdem tazminatı isteğinin kabulü gerekirken mahkemece anılan talebin yazılı şekilde reddi hatalı olmuştur……” 

Ancak uygulamada ki yaygın görüşlere göre işçi haklı nedenle derhal fesih yapmadan önce işyerine fazla çalışma ücretinin ödenmediğine ve en kısa sürede kendisine ödenmesini istediğine dair bir ihtar çekerek ileride gerçekleşme ihtimali olan yargısal süreçte kendi savunmasında kullanabileceği somut bir delil elde etmiş olur. Çünkü mahkeme huzurunda fazla çalışma ücretini talep eden işçi bunu kanıtlamakla yükümlüdür.

Fazla çalışma ücretine hak kazanmış olan ve işyerine,zorunlu olmasada, ihtar çekerek bu talebini belirtmiş olan işçi; işyeri talebini yerine getirmediği takdirde, yazılı bir şekilde işi bırakma nedenini ve taleplerini işyerine ileterek iş akdini sonlandırabilir. Unutulmamalıdırki haklı nedenle derhal fesih yapan işçi kıdem tazminatına hak kazanır ancak ihbar tazminatından vazgeçmiş olur.

İşyerinden, talep etmesine rağmen, fazla çalışma ücretini alamayan işçi hiç vakit kaybetmeden İş Mahkemelerinde talebi doğrultusunda dava açmalıdır. Çünkü  işçi alacaklarında kıdem ve ihbar tazminatı hariç 5 yıllık zaman aşımı mevcuttur. Bu süre geçtikten sonra işçi malesef haketmiş olduğu alacağı mahkemeden talep edebilme imkanını kaybeder.İşten ayrılan bir işçi dava açtığı tarihten itibaren geriye dönük olarak en çok 5 yıllık fazla çalışma ücreti alabilir.

Fazla Çalışma Ücretinin Hesaplanması:

            Fazla çalışmanın en önemli kısmı, ücretinin zamlı hesaplanmasıdır. İşçinin normal bir saatlik çalışması ücretinden en az yüzde elli zamlı ödenmesi gereken bu ücret; daha zamlı da ödenebilir ama daha az ödenemez. Hesaplama için yapılması gereken ise; işçinin aylık ücreti 225’e bölünür çıkan sonuç 1.5 ile çarpılır, bu sayede orata çıkan rakam işçinin 1 saatlik fazla çalışma ücreti için ödenmesi gereken bedeli gösterir.

Fazla Çalışma Ücretinin Üst Sınırı:

İş Kanunu madde 41’de kanun koyucu fazla çalışma süresine bir üst sınır getirmiştir, bu belirlenen üst sınır bir yıl için en fazla 270 saat çalışma yapılabileceğine dairdir.    Uygulamada böyle bir sınırlamadann çıkarılan anlam; işçinin yıllık 270 saatten fazla çalışması durumunda sadece 270 saatlik fazla çalışma bedelini alabileceği değil, işçiyi korumak amacıyla işverene bir sınırlama getirildiği üzerinedir. İşçi yıllık 270 saatten fazla çalışmış ise işveren işçiye fazla çalışılan her saat için kanunda öngörülmüş ödemeyi yapmalıdır.

Yargıtay 9. H.D. E.2004/9638, K.2004/25610, T.10.11.2004 sayılı kararın uyarınca “1475 sayılı yasanın 35. maddesindeki sınırlamalar daha fazla çalışma yaptırılmaması ile ilgilidir. Bu yasağa rağmen işçi 90 günden fazla mesai yapmış ise bu fazla çalışmaların ücretini isteyebilir. Bu nedenle davacının bu sınırlamayı nazara almadan fiilen yaptığı fazla mesai çalışma süresi ve alacakları belirlenmeli ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.”

            Yukarıda ayrıntılı bir şekilde anlatıldığı üzere kanun koyucu tarafından işçinin fazla çalışması durumundan kazandığı haklar güvence altına alınmıştır. Fazla çalışma ücretine hak kazanmış ancak bu kazanılan bedeli işverenden alamamış olan işçi yukarıdaki anlatılanlardan yola çıkarak yargısal süreç başlatabilir.

Av. A. Gökçe GÖKER