+90 0312 418 28 20 info@guchukuk.com

Tahliye taahhütnamesi; kiracı tarafından, kiralanan taşınmazın belgede belirtilen tarihte hiçbir şarta gerek kalmaksızın boşaltıp tahliye edileceğine ilişkin imzaladığı yazılı belgedir.

Yasalarımız, çoğunlukla kiracıyı korumakta; bu şekilde daha güçsüz konumda olan kiracı yararına düzenlemeler yapmaktadır.  Ancak; Borçlar Kanunu madde 352, tahliye taahhütnamesini düzenlemiş olmakla; kiraya verenleri tahliye konusunda koruma altına almıştır.  Bu sayede kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlenebilir.

Tahliye taahhütnamesinin geçerli kabul edilip, kiracının bu belgeye dayanarak tahliyesinin talep edilebilmesi bazı şartlara bağlanmıştır. Öncelikle; tahliye taahhütnamesinin geçerlilik şartları şu şekildedir:

Tahliye taahhütnamesinin geçerli olabilmesi için gerekli şartlar;

  • Tahliye taahhütnamesi yazılı olmalıdır. Sözlü olarak beyan edilen tahliye taahhüdü gerçerli değildir.
  • Yazılı şekilde yapılan bu taahhütnamesinde taşınmazın hangi tarihte boşaltılacağı açık ve net bir biçimde belirtilmiş olmalıdır. Aksi takdirde yapılan tahliye taahhüdü kanunda öngörülen kurallara aykırılık oluşturduğundan geçersiz sayılacaktır.
  • Dava konusu taşınmaza ilişkin kira sözleşmesinin 3. ve 17. maddelerdinde yer alan: “kiracı kiralanan mecuru Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun özelleştirme ile ilgili kararından itibaren üç ay içerisinde tahliye edeceği peşinen kabul ve taahhüt eder.” hükmü, şarta bağlı bir taahhüt niteliğinde olup, Borçlar Kanun’un maddesi uyarınca gerçerlidir. Şart gerçekleşmiş ise taahhüt hüküm ifade eder. Ancak tahliye taahhüdünün açıkça belli ve muayyen bir tarihi içermesi gerekir. Sözleşmenin 3., 17. maddesi belli ve muayyen bir tarihi içermediğinden bu tahliye taahhüdüne değer verilemez. Bu nedenle davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. 2007/6086 K. 2007/7625 T. 18/06/2007)

 

  • Tahliye taahhütnamesi, kiralananın kiracıya tesliminden sonraki bir zamanda düzenlemiş olmalıdır. Ancak, düzenlenme tarihinin bulunmaması veya sonradan doldurulmuş olması halinde bu durum tahliye taahhüdünü geçersiz hale getirmez.

 

  • Davada dayanılan ve hükme esas alınan 15.01.2003 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi tarafların imzasını taşıdığına göre geçerli olup tarafları bağlar. Kiracı tahliye taahhüdü amacıyla boş kağıda imza attığını üzerinin sonradan doldurulduğunu savunmuş ise de, yapılan bu savunmaya itibar edilemez. Boş kağıda imza atan kimsenin bunun sonucuna katlanması gerekir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. 2009/11095 K. 2010/2313 T. 04/03/2010009
  • Tahliye taahhütnamesini bizzat kira sözleşmesinde kiracı olarak anılan kişinin veya onun vekilinin imzalaması gerekmektedir.

Sonuç olarak, eğer kiracının ev sahibine verdiği tahliye taahhütnamesinde bazı tarihler boş veya belirlenenden farklıysa, sadece boş bir kağıt imzalanarak teslim edildiyse; kiracı, hata- hile veya tehdit altında imzalanmış bu belge ile bağlı olmadığını, öğrenme tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde bildirmelidir. Bu bildirim noter vasıtasıyla yapılmalıdır. Kiracı, kanunda kendine tanınan bu hakkı süresi içinde kullanmadığı takdirde kiraya veren ile aralarındaki tahliye taahhüdü geçerli olacaktır. Kiraya veren ile kiracı arasında tahliye taahhütnamesi nedeniyle çıkacak bir uyuşmazlığın dava yolula çözülmesi sırasında, kiracı boş olarak imzaladığı belgenin tahliye taahhüdü olarak verilmediğini veya tahliye taahhüdü olarak verilmekle beraber; tahliye tarihi ve diğer hususların kiraya veren ile aralarındaki anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ispatlayamadığı sürece belge geçerli olacaktır.

Tahliye taahhütnemesinin kiralananın tesliminden sonraki bir tarihte düzenlenmesi gerektiğinden yukarıda bahsetmiştik. Bu nedenle kiracı kiralananın tesliminden sonra herhangi bir tarihte kiraya verene tahliye taahhütnamesini gönderebilir.

Tahliye taahhütnamesinde belirtilen tahliye tarihi geçmiş olmasına rağmen kiracı, kiralananı boşaltmamışsa, kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir. Bu 1 aylık süre zarfında, icra dairesinden tahliye talebinde bulunulmaması veya mahkemede tahliye davası açılmaması hak düşürücü sürenin geçmesine ve talebin reddine sebep olur.

Eğer kiraya veren mahkeme kanalıyla tahliye davası açmak ister ise görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi’dir.

Bilinmelidir ki, tahliye taahhütnamesinde yazılan tahliye tarihi o gün geldiğinde kira sözleşmesini sona erdirmez, sadece kiraya verene kira sözleşmesini sonlandırmak için icra yolu veya dava yoluna gitme hakkı tanır.

Av. Aliye Gökçe Göker