+90 0312 418 28 20 info@guchukuk.com

 

Terk sebebiyle boşanma; Türk Medeni  Kanun’un 164. Maddesinde açıklanmış olup mutlak boşanma sebeplerindedir.

MADDE 164.- Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hakim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.

Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hakim veya noter , esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi halinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilan yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz. 

 

  • TERK SEBEBİYLE BOŞANMA DAVASI AÇILABİLMESİ İÇİN AŞAĞIDAKİ ŞARTLARIN BİRLİKTE BULUNMASI ŞARTTIR.
  1. Eşlerden birisi ortak yaşamdan ayrılmış olmalıdır.

Eş, haklı bir sebep olmaksızın iradi bir şekilde ortak yaşamdan ayrılmış olabilir veya haklı bir sebep olmadan eşinin ortak konuta dönmesini engelleyebilir. Her iki durumda da terk eden kişi konumunda olup; terk sebebiyle dava açma hakkı bulunmamaktadır. Burada sözü edilen ayrılık, ortak yaşama son verme kastı içermelidir. Öğrenim, askerlik, hastalık gibi sebeplerle ayrı yaşamak bu kapsamda sayılmamaktadır.

Ortak yaşamdan ayrılma bazı durumlarda hukuka uygun olabilir. Kişiliği, ekonomik güvenliği ve ailenin huzuru ciddi şekilde tehlikeye düşerse; eş ayrı yaşama hakkına sahiptir. Örneğin; eşi canına kastetmişse veya çocuğuna refaketçi kalması gerekiyorsa bu terk sayılmaz. Hakkında boşanma veya ayrılık davası açılmışsa; eş, dava reddedilip karar kesinleşene kadar eve dönmeme hakkına sahiptir. İhtar ancak kesinleşmeden 4 ay geçtikten sonra gönderilirse hüküm ifade eder. Ancak feragat ve müracaata bırakma halinde karar tarihinin esas alınacağı kabul görmektedir.

 

  1. Eşler karşılıklı anlaşarak ayrı yaşamı tercih etmiş olmamalıdır.

 

  1. Eşler arasında devam eden bir ceza davası veya soruşturması, tedbir nafakası davası, tazminat davası ve evlenmenin butlanı gibi iyiniyeti kaldıran davalar bulunmamalıdır.

 

  1. Terk eden eş akıl hastasıysa kendisine boşanma davası açılamaz.

 

  1. Davet edilen konutun ihtar talep tarihinden 4 ay önce tarafların sosyal konumuna göre hazırlanmış olması gerekir.

Davet edenin söz konusu konutta ikamet ediyor olması şarttır.

Konutta yeterli yiyecek – içecek, döşeme eşyası ve mevsimine göre ısınma gerekleri bulunmalıdır.

Kural olarak eşler konut seçimini ortak yaparlar. Evi terk eden eş; davet edildiği konutun birlikte seçmedikleri ev olduğu yönünde itirazda bulunabilir. Davet edilen evin, eşlerden biri tarafından seçilen veya hakim tarafından belirlenen bir ev olması gerekir.

Konut bağımsız ve güvenli olmalıdır. Ortak kullanılan konut olmamalıdır. Bakıma muhtaç ana-baba-kardeşin boşanma sebebi yaratacak davranışları bulunmamışsa bu durum bağımsızlığa engel sayılmamaktadır.

 

  1. Aile Mahkemesi Hakimi veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmalıdır.

İhtarda açık adres bulunmalı, eve dönüş için 2 aylık yasal sürenin bulunduğu belirtilmeli ve ihtara uymamanın sonuçları açıklanmalıdır. Ayrıca, uzak bir yerden gelinecekse; konuta davet edilen kişiye, gerekli yol giderinin konutta ödemeli olarak gönderilmesi gerekmektedir.

Ortak yaşamdan ayrılmadan itibaren 4 ay geçmedikçe ihtar talep edilemez. Bu süre geçtikten sonra usulüne uygun bir ihtar ile terk edene 2 aylık süre verilir ve bu süre içinde konuta dönüş sağlanmazsa terk sebebiyle boşanma davası açılabilir. İhtarın karşı tarafa tebliği ile süre başlar.

Davet edilen eşin bazı durumlarda eve girememesi söz konusu olabilir. Örneğin davacı taraf evde olmayabilir, kapıyı açmayabilir, anahtar bırakmayabilir. Yargıtay; terk nedeniyle açılan davada boşanma kararı verilebilmesi için eşin her an davete uyabileceği düşünülerek evin içeriye girmesine imkan verecek şekilde hazır bulundurulması gerektiğini belitmiştir.

Eve dönüş için verilen sürede terk eden eşin ihtara uymamakta haklı nedenleri varsa; boşanmaya karar verilmez. Örneğin; hastalık, askerlik, tutukluluk halleri gibi durumlar.

 

  • DAVADA USUL VE İSPAT YÜKÜ

Terk sebebiyle boşanma davasının kabul edilebilmesi için usulüne uygun bir ihtarın tebliğ edilmiş olmasına rağmen haklı bir sebep olmaksızın konuta dönülmemiş olması gerekir. Burada ispat edilmesi gereken; ortak yaşamdan ayrılmanın sebebi değil; ortak yaşama geri dönmemenin haklı sebebidir ve davete uymamanın haklı sebebini ispat yükü davalıya aittir.

Terk sebebiyle boşanma davasında  davalının davayı kabul beyanı sonuca etkili değildir. Ancak taraflar davanın her aşamasında ıslah yolu ile davalarını anlaşmalı boşanmaya çevirerek anlaşmalı boşanma gerçekleştirebilirler.

Terk sebebiyle boşanma her ne kadar mutlak boşanma sebebiyse de; hakim boşanma yerine ayrılığa hükmedebilir.

Terk sebebiyle boşanma davalarında boşanmaya sebep olan olayın, usulüne uygun ihtar tebliğine rağmen, davalı eşin haklı bir sebep bulunmaksızın ortak konutuna ve aile birliğine dönmemesi olduğu ve gerçekleşen bu durumun kişilik haklarına saldırı oluşturmadığından manevi tazminat talep edilemeyeceği kabul edilmektedir. (YARGITAY 2. HD E. 2015/18675 K. 2016/10808 T. 1.6.2016)